|
Kurban Bayraminin 4. ve son günü bos durmaktan sikilan ekibimiz yeni bir maceraya yelken açmaya karar verdi. Bayram boyunca depolanan protein ve glikoz kahramanlarimizin vücudunda birikmis oldugundan bunlarin acilen enerjiye dönüstürülmesi gerekiyordu. Bu asiri protein ve glikoz, adrenalin ihtiyaci ve can sikintisiyla birlesince tehlikeli bir durum ortaya çikar, insanin gözü kararir. Iste bu ahval ve serait içinde Yenal, Koray, Mesut ve Ahmet'ten kurulu ekibimiz Samanli Siradaglarinin zirvesi olan Kartepe dorugunu gözüne kestirmisti. Bütün hazirliklar tamamlandi. Sandviçler hazirlandi, su ve film gibi malzemeler de unutulmadi. Dagda ne ile karsilasacaklarini bilemediklerinden Koray'da bulunan atesli silahlardan bir kismini yanlarina alacaklardi ama alamadilar, çünkü o mühimmati tasimak için ruhsatlari yoktu, ya da Koray'in babasinin iddia ettigi gibi Koray daha silahlarin nasil doldurulacagini bile bilmiyordu. Oysa ki ekipte astegmen emeklisi Yenal'da vardi. Tunceli daglarini avucunun içi gibi biliyordu o. Neyse, gelgelelim yola koyuldular. Amaçlari arabayla çikabildikleri yere kadar çikip zirveye tirmanmakti. Ancak Karasimsek'in üstün performansi, Ahmet'in basarili pilotaji ile birleince bunlar zirveye kadar otura otura tirmandilar. Bol bol resim çektiler. Birakin ayi, kurt gibi vahsi hayvanlarla karsilasmayi, gördükleri en vahsi hayvan kuslardi. Herseye ragmen zirveye Türk baragini dikerek ülkemizi en iyi sekilde temsil ettiler. Dönüs yolunda karni acikan ekip ayip olmasin diye, Yenal'in önderliginde bir tepeye sirttan tirmanip yemegini orada yedi. Sonra tekrar sirttan asagi indi. Aslinda gelinen yerden dönmek güvenli degilmis ama Yenal havada tehlike kokusu almadigindan bunda bir sakinca görmedi. Böylece bu macera kayipsiz bir sekilde tamamlandi. Protein ve glikozlar harcandi, gerekli Adrenalin salgilandi, can sikintisi giderildi, herkes mutlu oldu. Daha sonra ekip yeni maceralara yelken açmak üzere evlerine çekildi....
|