|
28 Ocak 2001 Pazar günü arkadaslarla beraber toplanarak Kartepe'ye piknik yapmaya gittik. Sabah saat 11:00'de Ahsen, Mert, Yenal ve Koray'i alarak Outlet Center Begendik'te alisveris yapmak için Esra, Serkan ve Nilay'la bulustuk yaklasik 30 dakika süren alisverisin ardindan Sema ve Mehmet'te bulusma yerine geldi. Onlardan hemen sonra da Mustafa ve Serdar geldi. Saat 12:00 olmustu ama Banu, Funda, Ayça, Arzu ve Hüseyin'den kurulu Gölcük ekibi henüz gelmemisti. Saat 12:10'da onlarda geldi ve hep beraber yola koyulduk. Sapanca sapagindan da Mustafa'nin nisanlisi Elif'i aldik ve toplam 5 araçlik bir konvoy ile 18 kisi Kartepe'nin yolunu tuttuk. Havanin günesli olmasi sebebiyle karlar kismen erimis ve biz planladigimiz noktadan daha yukarilara çikmistik. Zorlu bir parkurdan sonra uygun bir yer bulup arabalari biraktik. Ancak bu esnada Mehmet'in arabasi çamurda kayiyor yukari çikamiyordu. Neyse sonunda Hüseyin arabayi asagi saldi hizlanarak zorda olsa geçmeyi basardi. Ondan sonrasi çok eglenceli geçti. Iste asagida benim çektigim birkaç kare var, diger makinalardan da resimler gelince buraya koyacagim. Daha sonra hep beraber Masukiye'de çay içmek için bir restorana girdik. O aksam restorandaki çocuk hayatinin bir kerede en çok çayini servis yapma rekorunu kirdi. Biz birinci çaylari içerken Serdar Garsondan ikinci çaylari istedi. Çocuk kulaklarina inanamiyordu, çayi tekrar demleyecek 20 adet bardagi yikayacak, tekrar dolduracak ve servis yapacakti. Mecburen durumu kabullendi. Ikinci tur çaylar geldi. Biz onlarida bitirmek üzereyken Serdar üçüncü çaylari söylemeye kalkti, ben çocuga acidigimdan Serdar'a müdahale ettim, zaten çocuk'ta isyan noktasina gelmisti. Adamlar bide parada istemediler, "ne verirseniz abi" dediler. Bizimde o esnada kafamiz durdu ve o kadar insan 40 adet çayin yaklasik maliyetini hesab edemedik. Yenal çikarip 5 milyon verdi adama, ama harbiden az oldu ya. Bi gün yine tolanip o restorana yemege gidelim de adam telafi etsin zararini. Neyse oradan çiktiktan sonra evlere dagildik. Izmit yoluna henüz koyulmustuk ki, aklima bir fikir geldi bizimkiler o aksam evde olmayacaklardi, grup vardi, gitar vardi, e Mert'de vardi, hadi dedik bize gidiyoruz müzik yapacagiz. Banu'nun ve Sema'nin grubu geldi, o da çok güzel oldu. Bu arada Koray'in seside çok güzelmis. Konuklar gittikten sonra biz Mert'le devam ettik. Böyle güzel bir hafta sonu geçirdik. Simdi nereye gidiyoruz?
|